Haberler

ÖZEL RÖPORTAJ: GAMZE SENA DÜLEGÖZ


    Emlak Konut Spor Kulübü’nün başarılı oyuncusu Gamze Sena Dülegöz ile yaptığımız röportajda; basketbol hayatının başlangıcından, hedeflerine kadar birçok konu hakkında sorduğumuz sorulara içtenlikle cevap verdi.
Basketbol serüvenin nasıl başladı?
      Çocuklukta çok hareketli olduğum için annem beni doktora götürdü.  Doktorun hakkımda enerjimin hiç bitmeyeceğini söylemesi üzerine, ailem de enerjimi kullanabilmem için beni basketbola yazdırdı. Basketbola olan sevgimi, ilkokulda beden eğitimi hocamın da fark etmesi üzerine okulun basketbol takımına yazdırıldım. Böylece 7-8 yaşlarında lisanslı basketbolcu oldum. 
Üniversite ile basketbolu aynı anda yürütüyorsun. Bunun zorluklarını yaşıyor musun?
      Kesinlikle. İstanbul Arel Üniversitesi’nde İngilizce İspanyolca mütercim tercümanlık okuyorum. Derslere odaklanmak zor oluyor haliyle. İdmandan çıkıp eve gittiğinde pek ders çalışacak vakit yok. Okul uzak olduğundan gidip gelmesi sorun olsa da aksatmadan bitirmeye çabalıyorum tabi.
Saha içindeki Gamze’yi biliyoruz. Peki saha dışındaki Gamze’yi bize tanıtır mısın?
       Dinlenmeyi, kitap okumayı, alışverişi, gezmeyi ve buz pateni yapmayı çok seviyorum. Saha içindekinin aksine evde sessiz sakin biriyim.
Peki neden Emlak Konut Spor Kulübü?
      Çok iyi bir kulüp olduğunu, alt yapıya ne derece önem verildiğini bildiğimden, kendime ve bu takıma bir şeyler katabileceğime inandığım için burayı seçtim.
İlk yarıyı lider tamamladınız, takımın performansını nasıl değerlendirirsin?
      Her zaman daha iyisi vardır. O yüzden yeterli diyemeyiz. Daha fazla çalışıp daha iyi olacağımızı düşünüyorum. Genç ve deneyimli bir kadromuz var. Şampiyon bitireceğimize inanıyorum. 
Baş antrenör Vedat Sağlık ile çalışmak nasıl bir duygu?
     Vedat hoca çok disiplinli, çok çalışkan, çalışmayı seven, herkesin eksiğini görüp ona göre gelişmesini isteyen bir hoca. Onunla çalışmak gerçekten çok keyifli. Gelişimimizde hocamızın katkısı büyük.
İdolün kim?
  Işıl Alben. Galatasaray altyapısından çıktığım için onun stilinde geliştirdim kendimi. Beni hep ona benzetirlerdi ve onun yardımı da çok oldu. Onun izinden gidiyorum diyebilirim.
Bu sezon unutamadığın bir olay var mı?
    24 sayı attığım Düzce belediye maçında, maç sonrası rakip antrenör yanıma gelip; ‘sizle yaptığımız hazırlık maçı sonrasında senin stilinde oynayan bir oyuncum vardı fakat hiç oynatmıyordum. Ama o seni örnek aldıktan sonra inanılmaz derecede geliştirdi kendini ve senin gibi oynamaya başladı. Şuanda da ilk beşte oynuyor’ dedi. O zaman gurur duydum, mutlu oldum.
Son olarak, kendini 15-20 yıl sonra nerede görüyorsun?
Amacım insanlara basketbolu sevdirebilmek. Basketbolun boy ile alakalı olmadığını, cesaretle, yürekle alakalı olduğunu kanıtlamak ve insanları basketbola yöneltmek için çalışmalar yapmak isterim.